MASAL NEDİR?

Olağanüstü olayların, olağanüstü kahramanlar aracılığıyla anlatıldığı sözlü anlatım türüdür. Daha sonra yazıya geçirilmişlerdir.

Masal olay çevresinde gelişen metinler grubuna girer. Olay çevresinde gelişen metinlerden anlatmaya bağlı sanatsal metinlerdendir.

Masal; genellikle halkın yarattığı, ağızdan ağıza, kuşaktan kuşağa sürüp gelen, olağanüstü kişilerin başından geçen olağandışı olayları anlatan edebî türdür.

 Olaylar hayal ürünü olduğuna göre kahramanlar da genellikle devler, periler, cinler, padişahlar, prensler vb. hayali kişilerdir. Bu kişilerin genellikle özel adları yoktur ve iyi ya da kötü olarak tek yönlüdür. Yani masallardaki kişiler genellikle tiptir.

Masallardaki hayali olaylarda yer ve zaman belirsizdir. Olaylar, hayalî mekânlarda ve belirsiz geçmiş zamanda geçer. “Evvel zaman” ifadesi yaygındır. Olayların anlatımında öğrenilen geçmiş zaman ya da geniş zaman kullanılır. Yani ya “-miş” eki ya da “-r, -ar,-mez” ekleri kullanılır. Mekân da kurgusaldır. “Kafdağı” gibi hayali mekânlar vardır. 

Masallarda iyilik, güzellik, doğruluk, yardımseverlik gibi evrensel değerler yer alır. Masallarda dinî ve millî ögelere yer verilmez.

Masallar iyi ile kötünün mücadelesini anlatır. Masalın sonunda iyilik üstün gelir. İyiler ödüllendirilir, kötüler cezalandırılır. Bu da bize masalın didaktik olduğunu gösterir. Çünkü sonunda bir ders çıkarma söz konusudur.

Anlatımda olağanüstülük ve abartmalar, hayali unsurlar vardır. Masallarda yalın, duru bir dil ve anlatım söz konusudur. Anlatımda söylenmesi güç kelimelere, ayrıntılı betimlemelere yer verilmez.

Masallarda anlatıcı üçüncü kişidir ve masal kahramanlarıyla ilgili her şeyi bilir. Yani ilahi bakış açısı masala hâkimdir.

Masalların başında, ortasında ve sonunda kalıp sözlere yer verilir. Masallar genellikle bir tekerleme ile başlar. Yine sonunda da bir tekerleme bulunabilir. Bu tekerlemelerin amacı masalı dinleyen kişileri yani özellikle çocukları masalın dünyasına çekebilmektir.

Masalların ilk söyleyeni belli değildir. Masallar, halkın ortak edebî ürünleri arasında yer alır. Halk arasında dilden dile söylenerek gelecek kuşaklara aktarılan masallar, sonradan yazıya geçirilmiştir.

Hayvan masalları, asıl (olağanüstü) masallar, güldürücü masallar, zincirlemeli masallar gibi masal türleri vardır.

Masal Planı

Masallar; döşeme, serim, düğüm, çözüm ve dilek bölümlerinden oluşur:

Döşeme: Dinleyicinin ilgisini çekme amacı taşıyan tekerleme bölümüdür.  “Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde…“ gibi kalıplaşmış sözlerle başlar.

Serim: Kişiler tanıtılır. “Ülkenin birinde…” gibi ifadelerle olaya giriş yapılır.

Düğüm: Olaylar gelişir, çatışma ortaya konur. İyiler ve kötüler bu bölümde belirginleşir. Olayın ayrıntılarına girilir. Merak duygusu yoğunluk kazanır. Olaylar hızlanarak çözüm noktasına yönelir.

Çözüm: Düğüm bölümünde belirginleşen çatışma bu bölümde iyilerin kazanması ve kötülerin cezalandırılmasıyla çözülür.

Dilek: Masal “Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine”, “Darısı yurdumuzun güzelleri başına” gibi iyi dilek bildiren kalıplaşmış sözlerle son bulur.

MASALLARIN TARİHİ

Masalların ortaya çıkışı ile ilgili çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Yaygın görüşe göre masalların kaynağı Eski Yunan ve Hint mitolojileridir.

Eski Yunan’daki Ezop Masalları, bilinen en eski masal / fabl örnekleridir.  MÖ VI. yüzyılda yazıya geçirilmiş olan Ezop Masalları’nda kahramanlar genellikle hayvanlar arasından seçilmiştir.

Kelile ve Dimne

 Hint edebiyatındaki Pançatantra adlı eser ile Beydeba’nın yazdığı Kelile ve Dimne, Doğu’daki ilk masal / fabl örnekleridir.

Pançatantra

Arap ve İran kaynaklı Binbir Gece Masalları, Doğu toplumlarının hayal dünyasının ürünüdür. Masalların anlatıcısı Şehrazat’tır. Eserde hikâye içinde hikâye anlatım tekniği kullanılmıştır. Bin Bir Gece Masalları; birçok dile çevrilmiş, yüzyıllarca geniş bir coğrafyada dilden dile dolaşmış, edebiyatta ve sinemada defalarca işlenmiştir.

Bin Bir Gece Masalları

Grimm Kardeşler olarak tanınan Jacob (Yakop) ve Wilhelm (Vilhelm) Grimm, Almanya’da halk arasında yaşayan masalları derleyerek 1812 yılında “Çocuk ve Yuva Masalları” adıyla yayımlamışlardır. Bu masallar “Grimm Masalları” adıyla tanınmıştır.

“Kibritçi Kız masalıyla tanınan Danimarkalı yazar Andersen 1835 yılında “Çocuk Masalları” adlı eserini yayımlamıştır. Andersen’in birçok masalında iyilik ve güzellik üstün gelirken kendi yaşamından izler taşıyan masallarında iyimserliğin yerini kötümserlik ve hüzün almıştır. Andersen’in bazı masalları fabl özelliği taşımaktadır.

Türk edebiyatında Uygur Dönemi eseri olan Kalyanamkara ve Papamkara masal niteliği taşıyan ilk eserlerdendir.

Osmanlı Dönemi’nde sözlü gelenekten derlenerek hazırlanan Billur Köşk, ilk Türk masallarındandır. Bu kitabı kimin derlediği belli değildir.  XIX. yüzyıldan itibaren, Türk Halk Edebiyatının sözlü ürünleri içinde “kıssa” adıyla anılan masal için “mesel” sözcüğü kullanılmaya başlanmıştır.

Masal sözcüğünü gerçek anlamına bağlı olarak kullanan ilk sanatçı Namık Kemal’dir. Namık Kemal; masalı eğitici, terbiye edici özellikte, bütünüyle hayalî olaylardan meydana gelen bir anlatım türü olarak tanımlamıştır.

Halkın dilinde yaşayan masalları Pertev Naili Boratav, Eflatun Cem Güney, Naki Tezel gibi araştırmacılar derleyerek yayımlamıştır.

Türk masal kahramanları devler, cadılar gibi olağanüstü özelliklere sahip varlıklar ile insanlar ve hayvanlardır. Masallarda padişah, Hızır, derviş, hükümdar, Keloğlan vb. iyiliği temsil ederken devler, cadılar, vezirler vb. kötülüğü temsil eder. Masallarda sık rastlanan hayvanlar ise tilki, aslan, Zümrüdüanka’dır.      

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir