FİİLİMSİLER (EYLEMSİLER)

“-msi”eki bir şeyin tam olmadığını ama sözü edilen şeye de benzediğini belirtir bize. “Mavimsi” maviye yakın, “ekşimsi” ekşiye yakın anlamlarındadır. “Fiilimsi” de fiil değil de fiil gibi anlamı verir. Kısacası fiilden türeyip fiil olamayan sözcüklerdir.

Fiil kök veya gövdelerine bazı özel ekler getirilerek yapılan ve cümle içinde isim, sıfat veya zarf görevinde kullanılan türemiş yapıdaki sözcüklere fiilimsi (eylemsi) denir.

            Fiilden türeyen her sözcük fiilimsi değildir. Fiilimsiler belli bazı ekler alarak isim, sıfat veya zarf olarak kullanılabildikleri gibi olumsuzluk ekini de (-ma/-me) alabilirler.

            Fiilimsiler olumsuzluk ekini alarak fiillerle anlam bağını sürdürürler ancak artık bir eylem bildirmekten uzaktırlar. Fiil çekim eklerini alamazlar ve bir fiil gibi çekimlenemezler. Cümlede artık isim, sıfat veya zarf olarak isim soylu sözcük kabul edilirler.

            Şöyle örneklersek;

            “Çalınan çantasını geri almak için koşarak hırsızın peşinden gitti.” cümlesinde “çalınan, almak ve koşarak” sözcükleri fiilimsidir.  Tam bir eylem veya yargı belirtmezler ancak “çalın-ma-y-an, al-ma-mak, koş-ma-y-arak” şeklinde olumsuzluk eki alabilirler. Çalan sıfat, almak isim ve koşarak ise zarf görevindedir.

            Fiilimsiler anlam ve görevleri bakımından üç gruba ayrılırlar:

  • İSİM- FİİLLER (AD-EYLEMLER/ MASTAR)

Fiil kök veya gövdelerine “-ma/-ış/-mak” eklerinin getirilmesiyle oluşan ve isim görevinde kullanılan sözcüklere isim fiil denir. Bunlar fiilin adıdır. Her varlık veya kavramın bir adı vardır. Yapılan hareketlerin de ismi olmalıdır. İşte isim-fiiller hareketlerin adını karşılarlar.

 Okumak, dinlemek ve düşünmek, en yararlı etkinliklerdir.

Oturuşuyla, kalkışıyla öyle heybetliydi ki herkesi kendine hayran bırakırdı

Düşünmeden konuşmak,  nişan almadan ateş etmeye benzer.

UYARI: İsim- fiil eki –ma/-me ile olumsuzluk eki birbiriyle karıştırılmamalıdır. Bunları ayırabilmek için sözcüğün anlamına bakmak gerekir. Aynı sözcükte ikisi aynı anda kullanılırsa önce olumsuzluk eki sonra da fiilimsi eki getirilir.

Bu kitabı okumaması ona çok şey kaybettirdi.

Oku-  mama- —İlk ek olumsuzluk, ikinci ek ise isim fiil ekidir.

Bu kapıyı sakın açma.—-olumsuzluk

Açma, kapama işlerini vezneden yapabilirsiniz.—isim- fiil

UYARI: İsim-fiil ekleriyle türetilen bazı sözcükler, eylem özelliğini tamamen yitirip kalıplaşarak kalıcı isim haline gelir. Bu kullanımlar artık fiilimsi sayılmaz. Kalıcı isimlere olumsuzluk eki de getirilemez.

Bu ağaçları ekmek nereden aklınıza geldi?—-isim-fiil

Fırından ekmek al, gel.—- kalıcı isim

Kibriti bile çakmak onu çok korkutuyordu……isim-fiil

Küçük kız çakmakla oynuyordu.——kalıcı isim

Oteldeki danışma sabaha kadar açıktı.—-isim-fiil

Büyüklerini fikir danışma, farklı bakmanı sağlar.—-kalıcı isim

Üç yaşındaki ufaklık dondurma isteyip durdu.—-isim-fiil

Sebzeleri dondurma, onların besin değerini kaybettiren bir işlemdir.—kalıcı isim

UYARI: İsim-fiil eki –ış ile fiilden fiil yapan, işteşlik eki –ış karıştırılmamalıdır. İşteşlik eki fiile birliktelik ve karşılıklı anlamı verir. Ancak isim-fiil eki, fiilin adını yapar.

Gün biter, gülüşün kalır bende.—–gül-üş-ü-n-ü——isim fiil

Kadınlar onun bu kıyafetini görünce gülüştüler.—gül-üş-tü-ler—çekimli fiil—işteş çatı

Bir bakışı bilsen bana neler anlatır.—-bak-ış-ı——isim-fiil

Dükkân girince herkes şaşkınlıkla bakıştı.——bak-ış-tı——çekimli fiil —işteş çatı

  • SIFAT-FİİL (ORTAÇ)

Fiil kök veya gövdelerine “-an, -ası, -mez,-ar, -dik, -ecek, -miş” özel eklerinden biri getirilerek oluşturulan ve cümlede sıfat göreviyle kullanılan sözcüklere sıfat-fiil denir.

Gülen ayvam, ağlayan narımsın. (Ayva ve nar isimdir. Onların birer özelliği gül-en ve ağla-y-an sözcükleriyle gösterilmiştir. Yani birer sıfat tamlaması olmuştur. Bu tamlamaların sıfatlarına bakarsak ağla-y-an ve gül-en şeklinde fiil köklerine özel ekler getirilerek oluşturulduklarını görürüz. İşte bunlar sıfat fiildir.)

O öpülesi ellere nasıl kıydınız?——öpülesi el—-sıfat tamlaması, öpül-esi—sıfat-fiil

Ne çıkmaz sokaklara girdik şu hayatta.—çıkmaz sokak—sıfat tamlaması—çık-maz—sıfat-fiil

Eve koşar adım gitti.—-koşar adım—sıfat tamlaması—koş-ar—sıfat-fiil

Yazılıda bildik sorular vardır.—-bildik soru—sıfat tamlaması- bil-dik—sıfat- fiil

Onunla görülecek hesabımız var daha.—-görülecek hesap—-sıfat tamlaması—-görül-   ecek—sıfat-fiil

Çizilmiş duvarları görünce kan beynine sıçradı.—-çizilmiş duvar—sıfat tamlaması—çizil-miş—–sıfat-fiil

UYARI: Sıfat fiiller bir sıfat tamlaması oluştururlar. Bütün sıfat tamlamalarında olabileceği gibi sıfat fiille oluşturulmuş bir tamlamada da tamlanan düşebilir ve bütün özelliklerini sıfata yükleyebilir. Buna adlaşmış sıfat fiil denir.

Güzel kızı görünce kalbi atmaya başladı.——sıfat tamlaması

Güzeli görünce kalbi atmaya başladı—–adlaşmış sıfat

Partide tanıdık insanları görüp çıktım.—–sıfat-fiille oluşan sıfat tamlaması

Partide tanıdıkları görüp çıktım.—--adlaşmış-sıfat fiil.

UYARI: Sıfat-fiiller bazen sıfat ve adlaşmış sıfat görevinde kullanılmayabilir. Hatta iyelik eklerini de alabilirler. Cümlede genellikle isim görevinde kullanılırlar. Buna rağmen yine de fiilimsi kabul edilir.

            Bana yardım edeceğinizi umuyorum.

            Seni unutacağımdan eminim.

Seni sorduğumu biliyorsun.

UYARI: Sıfat-fiil ekini alarak zamanla eylem özelliğini yitirip kalıplaşarak kalıcı isim olan kullanımlar vardır.

            Aşağıda çok güzel bir çağlayan var.

            Bu konserin bütün gelirleri LÖSEV’e bağışlanacak.

            Şurada bir açacak duruyor.

UYARI: Sıfat-fiil ekleriyle kip ekleri karıştırılmaktadır. Bunların karıştırılmamasına dikkat etmek gerekir.  Çekimli fiiller zaman ve kişi çekimi ile bir yargı bildirir. Ancak sıfat-fiil ekleri bir ismi nitelediği için nitelik bildirir. Tek tek örnek verelim:

Bildik sorularınıza cevap vermeyeceğim.—-sıfat-fiil

Sınavdaki bütün soruları bildik.—-çekimli fiil (Geçmiş zaman ve 1. Çoğul kişi anlamı var.)

Yakacak odunları suda bırakmamalıydın.—-sıfat-fiil

Topladığı bütün odunları yakacak.——çekimli fiil (Gelecek zaman ve 3.tekil kişi anlamı var.)

Bilinmez denizlere yelken açma.-—–sıfat-fiil

Onun neler yaptığı bilinmez.—çekimli fiil (Geniş zamanın olumsuz ve 3.tekil kişi anlamı var.)

Çalar saatini neden bozdun?—sıfat- fiil

Bu şarkıyı durmadan çalar.—çekimli fiil (Geniş zaman ve 3. Tekil kişi anlamı var.)

Onun gibi bilmiş insanlar herkesin canını sıkar.—sıfat-fiil

Olacakları önceden bilmiş.—çekimli-fiil (Geçmiş zaman ve 3.tekil kişi anlamı var.)

  • ZARF-FİİL (ULAÇ, BAĞFİİL)

Fiil kök veya gövdelerine “-arak,-ınca,-dıkça, -ıp, -madan,- maksızın,-ken, -eli,-esiye, -e, -e…..-e, -r..-mez, -dığında,-casına” gibi özel ekler getirilerek oluşan ve cümle içinde zarf görevinde kullanılan kelimelere zarf-fiil adı verilir. Ayrıca ulaç veya bağfiil de denir.

Zarf-fiiller, zaman ve durum anlamları verirler. Çünkü “nasıl” ve “ne zaman” sorularına cevap verirler.

Ağaçtan erik kopararak ilerliyorduk.—-kopar-arak—-zaman anlamı veren zarf-fiil

Sen gülünce güller açar.——-gül-ünce——zaman anlamı veren zarf-fiil

Yaşadıkça göreceksin.—–yaşa-dıkça—–zaman anlamı veren zarf-fiil

Buraya gelip seni almış.—-gel-ip——durum anlamı veren zarf-fiil

Oraya varmadan beni aramayın.—–var-madan—-zaman anlamı veren zarf-fiil

Kalbi durmaksızın atıyordu. —-dur-maksızın—durum anlamı veren zarf-fiil

Yemek yaparken elini kesmiş.—-yapar-ken—zaman anlamı veren zarf fiil

Gittin gideli değişen bir şey yok—-git-eli—zaman anlamı veren zarf-fiil

Onu ölesiye seviyormuş.—-öl-esiye—-durum anlamı veren zarf-fiil

Atatürk saat dokuzu beş geçe vefat etti.—-geç-e—zaman anlamı veren zarf-fiil

Seni sevdim diye deli dediler.——de-y-e——durum anlamı veren zarf-fiil

Evine bağıra bağıra girdiniz.—-bağır-a bağır-a—–durum anlamı veren zarf-fiil

Seni görür görmez tanıdım.—–gör-ür gör-mez—zaman anlamı veren zarf-fiil

Oraya gittiğinde müdürü sor.—–git-diğinde—-zaman anlamı veren zarf-fiil

Yalvarırcasına konuşuyordu.—-yalvarır-casına—-durum anlamı veren zarf-fiil

UYARI: -ken” eki fiile geldiğinde zarf-fiil yapar ancak isme de gelebilir. İsme geldiğinde zarf-fiil değil ama zarf yapar.

 Seni çocukken görmüştüm. —-çocuk-ken—–zarf

Gülerken çok güzel oluyorsun.—–güler-ken—-zarf-fiil

UYARI: Zarf-fiil eki “-a/-e” ile yönelme hal eki “-a/-e”yi karıştırmamalıyız. Zarf fiil ekleri fiile gelir ve yapım ekidir. Ancak yönelme hal eki sadece isme gelir.

“Güle oynaya eve vardık.” cümlesinde “gül-e oyna-y-a” ikilemesinin aldığı ek fiile gelip ikilemeyi durum anlamı verecek şekle getirdiği için zarf-fiil; “ev-e” sözcüğündeki ek ise isme gelip yaklaşma, yönelme anlamı verdiği için isim çekim ekidir.

UYARI: Bütün fiilimsi ekleri, fiilden isim yapan yapım ekleridir. Yani genel olarak fiilin türünü değiştirerek isim soylu yapar.

Kâğıtları arayıp bulalım.—ara-y-ıp—-fiili zarf yapmış.

Şüphe etmek, düşünmektir.—-et-mek, düşün-mek—-fiili, isim yapmış.

Arabayı çizen kişi sensin.—-çiz-en—–fiili, sıfat yapmış.

UYARI: Fiilimsiler cümlede yargı bildirir ve yan cümle oluşturulur. Yani yüklem hariç, cümlede kaç fiilimsi varsa o kadar da yan cümle vardır.

 Artık söylenecek bir şey kalmadı.

          Yan cümle            temel cümle

ÖNEMLİ: ÖSYM fiilimsilerle kurulan sözcük grubunu isim tamlaması olarak kabul etmemektedir.

“Okulların açılacağını zannetmiyorum.” cümlesinde “açılacağını” sözcüğü fiilimsi olmasına rağmen “okulların açılacağı” yapısı isim tamlaması değildir.

 Ancak fiilimsi ekini alarak eylem özelliğini yitiren kalıcı isimlerle tamlama kurulabilir.

Babanın çakmağını mı aldın? cümlesinde “çakmak” kalıcı isimdir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir